• Taraklı Kahvaltı

    SAKARYA TARAKLI GEZİLECEK YERLER - HACI RIFATLAR KONAĞI

    Nefes Kesici Eşsiz Doğa Manzarasına Sahip, Gökyüzü Mavisi ile Yeşilliğin Kavuştuğu, Gecelerin, Gündüzlerin Ayrı Yaşandığı, Büyüleyici Ambiyansı, Birbirinden Leziz Tatları ve Eşsiz Yöresel Köy Kahvaltısı ile Unutulmaz Bir Gün Geçirmek için,
    Hacı Rıfatlar Konağı.

    Konağımız Yaz ve Kış dört mevsim hizmet veren 100 kişilik dubleks kapalı alana; ahşap ve taş işçiliği ön plana çıkartılarak otantik bir şekilde dizayn edilmiştir. Eski yapısı hiç bir şekilde bozulmamıştır. 250 kişilik açık alanıyla dere kenarına paralel oluşturulmuş oturma alanlarıyla; ıhlamur, erik, ağaçları altında, tarihi osmanlı dokusunu, taraklı yapısını her daim yaşatmaktadır. Hafta sonu ve hafta içi gezi ve tur operatörlerinin uğrak yeri olan konağımızda güvenli, temiz, doğayla baş başa huzurlu, sağlık dolu, günübirlik, ekonomik, rahat bir tatil geçirebilirsiniz.

    Yüzyıllar boyunca, İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan tarihi İpekyolu ve Osmanlı’nın İstanbul-Bağdat Devlet Karayolu üzerinde çok önemli bir konaklama ve ticaret merkezi olan Taraklı'da bulunan Hacı Rıfatlar Konağı, Hacı Rıfat Bey'in (1865-1949), Bulgaristan’ın Şumnu bölgesinden göç ederek, Taraklı’ya yerleşen Kolağası (Osmanlı Devleti’nde yüzbaşı- binbaşı arası bir rütbe) Ali Bey’in kızı Sadiye Zeynep Hanım (1880-1946) ile evlenmesi sonrasında, kendilerine düğün hediyesi olarak gelinin babası Kolağası Ali Bey tarafından 1896 yılında verilmiştir. Hacırıfatlar Konağı, taş temel ahşap karkas tekniğinde yapılma kırma çatılı ve altı odalıdır. Hacı Rıfat Bey ile Sadiye Zeynep Hanım’ın, Mehmet (1899-1944) ve Nuri (1905-1926) isminde iki oğlu doğar. Ticarete arabacılık yaparak başlayan Müderris oğlu Hacı Rıfat Bey, ticaret hayatında oldukça başarılıdır. Sakarya, Bilecik, Bolu, Eskişehir civarında, başta koza olmak üzere akla gelebilen her ürünün ticaretini yapar. Taraklı ve Geyve’de çok sayıda dükkanın ve deponun sahibi olur. Oğlu Mehmet Gürel ile birlikte Cumhuriyetin ilk çeyreğinde İstanbul Sirkeci’de önemli tüccarlardan birisi haline gelir, bazı ticarethanelerin yanı sıra tarihi Cihan Otel’ini de satın alıp işletir. Hacı Rıfat Bey’in oğlu Mehmet Gürel, içinde bulunduğunuz bu konakta Müşerref Hanım’la evlenir. Bu evlilikten Selahattin (1929-2007) ve Vedat (1939-2014) isimli iki oğul, Mebruke ve Nurten isimli iki de kız çocukları dünyaya gelir. Torun Selahattin’in eşi Fahriye Hanım ve Torun Vedat’ın eşi Ayten Hanım da bu konağa gelin gelirler. Mebruke Hanım ve Nurten Hanım ise bu konaktan gelin çıkarlar. Hacı Rıfat Bey Ailesi, Hacı Atıf Bey Ailesiyle birlikte Osmanlı’nın son elli ve Cumhuriyetin ilk elli yılının en varklıklı ailesidir. Yunuspaşa Camii’nde okunan mevlitlerde sütlü şerbet ikram edildiğinde, bunun, Hacı Rıfat Bey’in 21 yaşında vefat edip Yunuspaşa Camii Haziresine defnedilen oğlu Nuri için dağıtıldığı anlaşılır. Eşi Sadiye Zeynep Hanım’ın da evine gelen misafirlere ballı şerbet ikram ettiği yıllardır. Taraklı’da konuşula gelmektedir. Sadiye Zeynep Hanım fakir ve kimsesiz çocuklara günlük sofra kurup zaman zaman giydirmesiyle de meşhurdur.Hacı Rıfat Bey’in, oğlu Mehmet Gürel’den torunu olan Selahattin Gürel ise Başta Almaya olmak üzere Avrupa ülkelerine yaş sebze ve meyve ihracatını yapan ilk Türk’tür. Hacırıfatlar Konağı’nda dört kuşak yaşamış, hatta beşinci kuşak fertleri de zaman zaman tatillerini bu evde geçirmişlerdir.